İstasyon
Yaklaşık on yıldır memleketin bu küçük kabasındaki tren istasyonunda hareket memuru olarak çalışıyorum. Burası yemyeşil manzarası ve sıcacık insanlarıyla meslek hayatımda en mutlu olduğum yer. Mesleğe atandığım ilk günden beri istasyonlar benim için sadece bir iş yeri olmamış türlü insan hikayelerine de şahit olduğum hemen hemen her gün kendimi farklı bir hikayenin içinde bulduğum bir yer olmuştur. Bazen durup öylece insanları seyrederim. İstasyon dolar, tren gelir ve istasyon boşalır. Her birinin farklı hikayesi olsa da istasyonlarda sadece iki duygu yaşanır; mutluluk ve hüzün. Trenin acı sesi bazen insanların içlerinde kopan ayrılık acısına eşlik ederken bazen kalplerinden taşan mutluğun bir yansıması olur. Her istasyonun, o istasyonu bana hatırlatan bir hikayesi vardır. Gelinliğiyle sevdiğine kaçan Emine kızın hikayesi ya da istasyonda kaybolan ve yıllar sonra ailesini aramak için istasyona gelen küçük Ahmet’in hikayesi gibi. Bu istasyonun hikayesi ise Candan hanımdır be...